10 Haziran 2009

Facebook'ta yenilik!

13 Haziran'da saatler 07:01'i gösterdiği anda devreye girecek olan özellikten yararlanmak için elinizi çabuk tutmanız lazım. Facebook'ta oturum açarken mail adresi ve şifre gerekiyor. Bu işlemin uzun sürmesi insanları sıkabiliyordu. Bu karmaşaya son vermeyi hedefleyen Facebook 13 Haziran'dan itibaren 'kullanıcı adı' uygulamasını devreye sokacak.Kullanıcı adını almanız için çok zamanınız olmayabilir. Çünkü 13 Haziran 07:01'de devreye sokulacak sistem 'kim önce gelirse o alır' mantığıyla işleyecek.

İşte yanlış bilinen10 bilimsel efsane

İnsanlar uzayda patlar mı, meteorlar atmosfere girdiğinde ısınmadan dolayı mı ısınır? uzayda yer çekimi var mı? her şeyin olduğu gibi bilimin efsaneleri var. işte 10 bilimsel efsane...
1- EVRİMSEL GELİŞİMLER
Efsane: Evrim birşeyin gelişmesine neden olur.
Gerçek: Doğal ayıklamanın sağlıksız genleri içinden ayıkladığı bir gerçek olsa da, mükemmel olmayan organizmaların hayatını devam ettirdiği örnekler de vardı. Bu örneklere mantarlar, köpek balıkları ve yosunlar da dahildir. Bunlar, oldukça uzun bir süredir hiç değişmemişlerdir. Bu organizmalar kendilerini geliştirmeden çevre yaşamına uyum sağlamışlardır. Diğer sınıflar da değişmiştir, ancak iyi yönde değil. Bazı canlıların çevresi değişmiştir ve onlar da uyum sağlayamamıştır. Sağlıkları, çevreleriyle ilişkilidir, gelişmeleriyle değil.
2- İNSANLAR UZAYDA PATLAR
Efsane: Uzayın vakumuna maruz kalan insan bedeni patlar.
Gerçek: Bu efsane tamamen bilim kurgu filmlerinin senaryoya biraz daha dramatizm katmak için yarattığı birşeydir. Aslında bir insan uzayda, vakuma maruz kalmadan önce tüm nefesini verirse, 10-15 saniye kadar dayanabilir. Bu, ciğerlerin patlamasına ve kan dolaşımına hava göndermesine engel olur. 15 saniyeden sonra oksijen eksikliği yüzünden insan kendini kaybeder ve bir süre sonra da ölür.
3- EN PARLAK YILDIZ
Efsane: Kuzey yarımkürede geceleri en parlak yıldız Kutup Yıldızıdır.
Gerçek: Sirius aslında -1,47 çap ile 1,97 büyüklüğünde Polaris'ten daha büyüktür. (Numara küçüldükçe yıldız parlaklığı artar.) Polaris'in önemi gökyüzünde kuzeyi işaretlemesi. İnsanlar bu yüzden yıldızı ‘Kuzey yıldızı' olarak adlandırır.
4- 5 SANİYE KURALI
Efsane: Yere düşürülen yiyecek eğer beş saniye içinde alınırsa güvenli bir şekilde yenebilir.
Gerçek: Eğer düşürülen yerde mikroplar varsa, onlar hemen yiyeceğe yapışacaklardır.
5- AY'IN KARANLIK YÜZÜ
Efsane: Ay'ın karanlık bir yüzü vardır.
Gerçek: Aslında ayın her tarafı belli zamanlarda güneş tarafından aydınlatılır. Bu efsane ise, ayın dünyanın olduğu yerden asla görülemeyecek bir tarafının olmasından kaynaklanır. Bunun nedeni ise med cezirdir. Dünya'nın yer çekim kuvveti o kadar fazladır ki ay bize sadece bir yüzünü gösterebilir.
6- BEYİN HÜCRELERİ
Efsane: Beyin hücreleri yeniden oluşamaz. Birisi ölürse, yeri doldurulamaz.
Gerçek: Bu inanış uzun bir süre gerçekliğini korumuş ve okullarda öğretilmiştir. Ancak 1998 yılında Kaliforniya La Jolla'daki Salk Enstitüsü yetişkin insanlarda beyin hücrelerinin yenilenebildiğini ortaya çıkarttı. Araştırmaya göre beynin hafızası ve öğrenme merkezi yeni hücreler oluşturabilir.
7- KATİL BOZUK PARA
Efsane: Yüksek bir yerden bozuk para atarsanız aşağıdan geçen bir yayayı öldürebilirsiniz.
Gerçek: Aslında madeni paranın aerodinamisi yüzünden böyle birşey imkansızdır. Kafasına madeni para düşen birisinin o bölgesi şişebilir ama asla ölmez.
8- SÜRTÜNME SICAKLIĞI
Efsane: Meteorlar atmosfere girdiğinde sürtünmeden dolayı ısınırlar.
Gerçek: Aslında bir meteor atmosfere girdiğinde hızı yüzünden ısınır. Havadaki basınç da taşı sıkıştırır ve bu yüzden güzel bir görüntü ortaya çıkar.Meteorlarla ilgili bir diğer efsane ise onların yere düştüğünde çok sıcak olduğudur. Bu da tamamen yanlıştır çünkü bulunduklarında çoğu zaman buzla kaplı olurlar. Çünkü uzaydaki yolculukları sırasında soğurlar ve dünyanın sıcaklığı onları çözemez.
9- YILDIRIM
Efsane: Bir yıldırım asla düştüğü yere bir daha düşmez.
Gerçek: Yıldırımlar çoğunlukla uzun ağaçların ya da binaların olduğu yerlerde daha sık görülür. Yıldırım, en uzun objeyi kendine hedef olarak seçer ve daha uzun objeye gidene kadar bir kaç kere aynı yere düşebilir.
10- UZAYDAKİ YER ÇEKİMİ
Efsane: uzayda yer çekimi yoktur.
Gerçek: Aslında uzayda oldukça fazla yer çekimi vardır. Astranotların uzayda ağırlıksız gibi durmasının tek nedeni dünyanın yörüngesine oturmuş olmalarıdır. Dünyanın yer çekimi de onları çekmektedir, yani dünyaya düşmektedirler ancak bu çok yavaş bir hızda oluşur. Bir uzay mekiği dünyanın yörüngesine yerleştiğinde yer çekimi sadece %10 azalır.
Not: Astranotların uzay mekiğinin içinde ‘uçması' mekikle aynı hızda dünyaya düşmeleridir. Ama bu çok yavaş bir şekilde olur. Dünyanın üzerinde durmamız, bizim düşmemizi engeller, biz zaten bir zemindeyizdir. Ancak uzaya çıkanlar, dünyaya doğru çekilirler.

Bu kağıt yırtılmıyor

Xerox, kağıtlar üzerinde sıklıkla meydana gelen her hangi bir yıpranma veya tahribat sorununu ortadan kaldıran yeni bir kağıt türü geliştirdi. Dijital Sentetik Kağıt (Digital Synthetic Paper) adı verilen bu kağıt türü, diğer kağıtlardan farklı olarak, yırtılmayan, su geçirmeyen, neme ve yüksek ısıya dayanıklı olma özellikleri ile ön plana çıkıyor.Plastik bazlı bir yapıya sahip olan Xerox’un dijital sentetik kağıdı, hem geleneksel hem de dijital baskı uygulamaları için sorunsuz bir şekilde kullanılabiliyor. İster siyah-beyaz, ister renkli yazıcılarda basılabilen bu kağıt, aynı zamanda matbaacılar ve baskı merkezleri için önemli bir kullanım kolaylığı sunuyor. Xerox’un dijital sentetik kağıdı, yırtılmayan ve kolaylıkla silinebilir özelliği sayesinde, baskı sonrası kağıtların yıpranmasını ve kirlenmesini önlemek için yapılan laminasyon (kaplama) işlemini ortadan kaldırıyor. Böylece baskı süreçlerindeki iş akışı verimliliğini artırırken, maliyeti de azaltıyor. Ağırlığı 125 ile 510 gram arasında değişen, kalınlığı da 95 mikrondan 350 mikrona kadar olan dijital sentetik kağıt, restorandaki bir yemek menüsünden bir ürün kataloguna, diplomadan tapu senedine kadar birçok dokümanda kullanılabilecek. Şu anda A.B.D. ve Batı Avrupa’da satışa sunulan bu kağıt türünün, Türkiye’de de yoğun bir talep görmesi bekleniyor. Perakende, otomotiv, sağlık, eğitim gibi çeşitli sektörlerde kullanılabilecek dijital sentetik kağıdın, Türkiye’deki ofis marketlerde 2009 yılının sonuna doğru satışa sunulması planlanıyor.

Zorunlu eğitim 9 yıla çıkıyor

Milli Eğitim Bakanlığı, okul öncesi eğitim çağına gelen çocuklar için öngördüğü zorunlu eğitim süresini 9 yıla çıkarıyor. 2009 -2010 eğitim ve öğretim döneminde ilk etapta 32 ilde pilot olarak uygulanacak olan iller arasında Samsun da bulunuyor. Projeyi hayata geçirecek pilot illerin vali ve il milli eğitim müdürlerini Ankara'ya davet edip toplantı yapan Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, okul öncesi eğitimi zorunlu hale getirmedeki hedefleri ve sisteminin işleyiş biçimini anlatmıştı.Proje kapsamında zorunlu anaokulu projesi ile 8 derslikli okullarda ana sınıfı açılacak, anaokullarında ikili öğretime geçilecek ve kapatılan köy okulları, anaokulu olarak değerlendirilmek üzere tekrar faaliyete geçirilecek. Zorunlu okul öncesi eğitimin uygulanacağı illerde, çocuklar toplam 5 yıl eğitilecek ve 9 yıllık mecburi eğitime geçişleri yapılacak. Projenin hayata geçirilmesiyle birlikte çocukların okula başlama yaşı 5'e çekilmiş olunacak. Proje belirlenen pilot illerde başarıyla sonuçlandıktan sonra da 9 yıllık zorunlu eğitim, ülke genelinde uygulanacak. 2009 -2010 eğitim-öğretim yılından itibaren 5 yaş grubunda okul öncesi eğitimin zorunlu olmasının planlandığı 32 il şöyle: Amasya, Nevşehir, Çanakkale, Bilecik, Edirne, Karabük, Ardahan, Gümüşhane, Trabzon, Yalova, Karaman, Tunceli, Kilis, Bolu, Kırıkkale, Bayburt, Burdur, Kırklareli, Muğla, Düzce, Bartın, Artvin, Çankırı, Kütahya, Rize, Isparta, Kırşehir, Giresun, Uşak, Eskişehir, Sinop ve Samsun.

09 Haziran 2009

En büyük kara delik bulundu!

Bugüne dek bilinen en büyük kütleli kara delik kaşfedildi.Yahoo internet sitesinde ABD'nin 70 yıllık köklü bilim kurumu Jet Propulsion Laboratory'nin (Jet Motorları Araştırma Merkezi) kurulu olduğu California eyaletinde Pasadena kentinden bildirildiğine göre, astronomi katalog numarası "M87" olan kara delik, Dünya'nın 50 milyon ışık yılı uzağında bulunuyor.Almanya'nın güneybatısında Baden-Württemberg eyaleti Heidelberg kentindeki Max Planck fen bilimleri "atomaltı ve dünya dışı fizik araştırma kurumu", kara deliğin büyük kütlesini teyit etti.Texas Austin Üniversitesinden astrofizik uzmanı Karl Gebhardt ile Max Planck'dan Jens Thomas, "kara deliklerin gökadaların (galaksi) oluşumunda büyük yeni bilgiler sağlayacağını" söyledi.M87 gökcisminin (kara deliğin) kütlesi öyle büyük ki, Güneş'in kütlesinin tam 6 milyar 400 milyon katı.Amerikan Astronomi Cemiyetinin Pasadena'da yapılan 214. yıllık toplantısında, M87 hakkında bildiri okundu ve büyük ilgi uyandırdı.M87'ye ilişkin makaleler ve Pasadena bildirileri, yazın çıkacak Astrofizik Dergisinde yayımlanacak.50 milyon ışık yılı uzakta M87'nin uzaklığına "yakınlardan örnek" şöyle verilebilir: Güneş Sistemimizin üyesi olduğu eliptik sarmal Samanyolu Gökadası, uzun çapında 110, kısa çapında 60 bin ışık yılı genişliğinde. Samanyolu'na en yakın galaksi olan Andromeda'nın çapının Samanyolu'nun iki mislinden fazla 250 bin ışık yılı genişliğinde olduğu tahmin ediliyor.1 ışık yılının uzunluğu, 9,9 trilyon km.
. Kara Delikler ve Özellikleri:
Kara delik, gökbiliminde, çekim alanı her türlü maddi oluşumun ve ışınımın kendisinden kaçmasına izin vermeyecek derecede güçlü olan, kütlesi büyük kainat cismi. Kara deliklerin üç boyutlu olmadığı, sıfır hacimli olduğu kabul ediliyor.Karadeliklerin içinde zamanın yavaş aktığı ya da akmadığı tahmin ediliyor. Karadelikler, Einstein'ın genel görelilik kuramıyla tanımlandı, doğrudan gözlemlenememekle birlikte, çeşitli dalga boylarını kullanan dolaylı gözlem teknikleri sayesinde keşfedildi.Bu teknikler, aynı zamanda çevrelerinde sürüklenen oluşumların da incelenme olanağını sağladı. Bir karadeliğin çekim alanına kapılmış maddenin karadelikçe yutulmadan önce müthiş sıcaklık derecesine ulaştığı ve bu yüzden önemli miktarda X ışını yaydığı saptandı. Böylece bir karadeliğin varlığı, kendisi ışık yaymasa da çevresinde bu tür icraat yarattığı için saptanabiliyor. Bugün karadeliklerin varlığı, ilgili astrofizikçiler ve kuramsal fizikçilerden oluşan camianın hemen hemen tüm bireyleri tarafından onaylanarak kesinlik kazanmış durumda.Güneşimizden çok daha büyük dev kütleli yıldızlar, kurama göre "öldüklerinde" çekim gücü sonsuz karadeliğe dönüşebiliyor.

Yatmadan önce televizyon izlemek uykunuzu kaçırır mı?

Yeni yapılan bir araştırmayla uyumadan önce televizyon izlemenin kronik uyku yoksunluğuna katkıda bulunduğu saptandı. "Sleep 2009" konferansında sunulan çalaşmada, 2003 ve 2006 yılları arasında Amerika'da bir araştırmaya katılan 15 yaş ve üzerindeki 21 bin 475 yetişkinin verilerini inceleyen araştırmacılar, katılımcıların yatmadan önceki 2 saat içinde ne yaptıklarını değerlendirdiler. Pennsylvania Üniversitesi'nden bilimadamları, şaşırtıcı bir şekilde televizyon izlemenin uyku sürecinin başlaması için en önemli ipucu olduğunu buldular. Ancak, gerçekte ise, televizyon izlemenin insanı sabahlara kadar ayakta tuttuğu, fizyolojik olarak gerekli olan uyku süresini azaltığını belirten araştırmacılar, günde 7-8 saatten az uyumanın zindeliği azalttığı ve obezite, hastalık ve ölüm risklerini artırdığı konusunda bir bağ bulunduğunu da sözlerine eklediler.

200 bin yıllık fil fosili bulundu

Endonezya'da 200 bin yıl önce çamura saplanarak ölen, nesli tükenmiş bir filin fosili bulundu. İngiliz Times gazetesinin haberine göre, Endonezyalı bilim adamları, modern Asya filinin tarih öncesi atası olan filin fosilini, Doğu Cava'da terk edilmiş bir kum ocağında buldu. Fosilin, Solo Nehri'ne bitişik kum ocağında geçen Nisan ayında iki kişinin ölümüne yol açan bir toprak kayması olayı üzerine keşfedildiği, Avustralya'daki Wollongong Üniversitesi ve Jeolojik Araştırma Enstitüsünden bilim adamlarının bölgede 4 hafta boyunca kazı yaptıkları belirtildi. Wollongong Üniversitesinden paleontolog Gert van den Bergh, Times'a yaptığı açıklamada, fil fosilinin, bölge için çok önemli bir keşif olduğunu belirterek, bu şekilde tam bir iskeletin bulunması durumuyla çok nadiren karşılaşıldığını söyledi.
Endonezya'daki bir mağarada 2003 yılında Hobbit olarak bilinen pigme iskeletini bulan Avustralyalı arkeolog Mike Morwood'un araştırma ekibiyle çalışan Gert van den Bergh, filin, 200 bin yıl önce burada çamura saplandığına ve su seviyesinin yükselmesi nedeniyle çabucak sular altında kaldığına inandıklarını kaydetti. Gert van den Bergh, normalde bu şekilde ölen hayvanların et obur hayvanlar timsahlar veya diğer yırtıcı hayvanlar tarafından yendiğini, tahminen bu filin nehrin sığ sularında çamura saplandığını, öldüğünü ve üzerinin çabucak kumla kaplandığı belirtti. Bilim adamlarının Batı Cava'da Bandung'daki Jeoloji Müzesi'nde saklanan filin ne kadar büyük olduğunu anlamak için iskeletini inceleyecekleri, hayvanın modern Asya filinden daha büyük olduğunun sanıldığı bildirildi. Filin uyluk kemiğinin 1.2 metre, omuz yüksekliğinin de yaklaşık 3.2 metre olarak hesaplandığı kaydedildi.

08 Haziran 2009

Taşların dili ve etkileri

Taşların insanların fiziksel ve ruhsal sağlığı üzerinde önemli etkileri var.
. Elmas: Eski çağlardan günümüze taşların en değerlisi sayılan elmasın, kadınla erkek arasındaki aşkı güçlendirdiğine inanıldığından nişan yüzüklerinde tercih edilir. Saflık, sevgi ve neşe getirdiği söylenen elmas, cesareti ve aşkı sembolize eder. Elmas, sizi ruhsal ve ahlaksal inançlara göre yaşamınız için yüreklendirerek, kendinize ve başkalarına karşı dürüst olmaya davet eder.
. Safir: Gök yakut diye bilinen safir, Latince mavi anlamına gelen sapphirus kelimesinden gelir. Mavi, pembe, turuncu, sarı, yeşil, mor ve siyah renklerde ya da şeffaf olabilir. Tarih boyunca kralların ve hükümdarların kötülük, ihanet ve büyülerden korunmak için taktıkları kutsal bir taştır. Aynı zamanda çeşitli hastalıklara iyi geldiği söylenmektedir. Şeffaf safir size güveni, sevgiyi ve ışığı yoğun olarak hissettirir. Mavi safir, duygusal travmaların yarattığı duygu yüklerinden kurtararak özgürlük hissi verir.
. Yakut: Mutsuzluk, kıymetsizlik, kavga, düşman, saldırı, vakitsiz ölümler ve akıl hastalıklarına karşı koruyucu özelliği olduğuna inanılır. Yakut, Hindistan'da taşların efendisi olarak anılır. Saflaşmaya ve değişime götüren yaşamsal ve sıcak yaratıcı enerji verir.
. Zümrüt: Yeşil renginden dolayı bereket, doğurganlık ve yağmur simgesi olarak bilinir. Düş gücünü geliştirdiğine, belleği güçlendirdiğine inanılır. Kadında ve erkekte üretkenliği artırır.
Göz ağrıları, iltihap ve kırıklığı giderir.
. Ametist: Strese, migrene, iştahsızlık, göz ağrısı, akciğer rahatsızlıklarına iyi gelir. Bağışıklık sistemini güçlendirir. Kuvars kristalinin arındırılmasında kullanılır. Pozitif enerji yüklü bir kristaldir. Taşıyan kişiye de bu yükü aktarır. Beyin gücünü yükseltir. Kan temizleyicidir. Negatif enerjilerimizi boşaltarak huzurlu ve zinde olmamızı sağlar. Pembe kuvarsla birlikte kullanıldığında aklı güçlendirir. Alkoliklere iyi gelir ve kalbi korur.
. Akik: Uğur ve bereket taşıdır. Kan dolaşımını kolaylaştırır. Erkeklerde, erkeklik bezini, kadınlarda yumurtalıkları korur. Cinsel organları aktivite eder. Sağlık ve uzun ömür simgesidir Turuncu akik kendinizi sıkıntılı ve ümitsiz hissettiğiniz zamanlarda olayların
iyi yönlerini görmenize yardım eder. Sebepsiz sıkıntıyı alır. Sarı akikle yaşamdan zevk alırsınız. Ateş akiği yaşadığınız ana yoğunlaşma isteğinizi güçlendirir. Ciddiyet, dayanıklılık ve sükunet sağlar. Olumsuz duyguları çözüp iç benliği korur. Kendinize güven duymanızı sağlar.
. Akuamarin: Beden ve zihin ilişkisini kuvvetlendirir. Duyarlılık sezgisini artırır. Aile saadetini güçlendiren taş denir. Denizcilerin uğur ve nazar taşıdır. Güven, denge ve ahenk sembolüdür.
Solunum problemleriyle savaşır. Hafızayı güçlendirir. Strese karşı koruyucudur.
. Agat: Konuşma yeteneğini güçlendirir. Dikkatsizlikten, sosyal olamamaktan korur. Uzun ömür ve mutluluk simgesidir. Günlük stresleri atar. Vücutta tansiyon dengeleyicidir. Üriner sistemin sağlıklı kalmasına yardımcı olur. Aklı ve vücudu güçlendirir, kişiyi cesaretlendirir.
. Aytaşı: Günlük yaşantınızdaki dengeyi oluşturmanızı sağlar ve duygusal dengenizde uyum sağlayıcı etki yaratır. Fiziksel olarak tıkanmış lenf bezlerini temizler. Kadınlarda hormon seviyesini dengeler.
. Amber (Kehribar): Guatr, astım, bronşit ve allerjiye karşı iyidir. Tılsım olarak, hem kör talihe karşı korunma hem de talihi kendine çekme için kullanılmıştır. Sindirim sistemi, iç salgı bezlerini dengeler ve karaciğeri temizleyerek güçlendirir. Yaydığı sıcaklık, enfeksiyonu önlediği ve soğuk algınlığı tedavisinde rol oynadığı için genelde boyun çevresine takılır. Boğaz ve tiroid enfeksiyonlarını diğer tüm taşlardan daha iyi tedavi ettiği düşünülmektedir.
. Aventurin: Zihinsel karmaşayı ve stresi azaltır. Neşe taşı da denir. Sakinlik ve yaşama sevinci sunar.
. Amazonit: Beden dışı deneyimlere duyulan korkuyu yatıştırır. Enerjisi ölümcül derecede hasta olanlara iyi gelir.
. Firuze (Turkuaz): Panzehir özelliği vardır, talih taşı olarak bilinir. Hissettirdiği iç bağlantılar sayesinde şifa etkisi gösterir. Nazara karşı iyi gelir. Bilinci genişletir ve kaygıyı teskin eder. Tansiyonu düzenler, kalp hastalarına iyi gelir. Kadınlık özelliklerini artırır. Konuşma ve yazma yoluyla yaratıcı ifadeyi artırır.
. Hematit (Demir): Kan dolaşımı düzeninin sağlıklı olmasına yardımcıdır. Bu özelliğinden dolayı romatizmaya iyi gelir. Enerji kaynağıdır, solunum yolları üzerinde olumlu etkileri vardır.
. İnci: İnci size güç, huzur ve çalışma azmi verir. Duygusal korunma amacıyla da kullanılır.
. Jasper: Sindirim sistemine iyi gelir. Endokrin sistemine denge getirir. Karaciğer ve safra kesesini, dalak ve mesaneyi kuvvetlendirir. Fiziksel direnci artırır.
. Kaplan Gözü: Sahiplenme arzusunu güçlendirir, insanların kendisini işine vermesini sağlar. İç ve dış görüşü artırır. Zihni keskinleştirir. Sinirsel spazmları ve baş ağrılarını hafifletir. Sindirim bozukluklarına, algılama eksikliğine ve korkuya karşı koruyudur. Negatif enerjiden korur.
. Kuvars kristali: Vücuttaki fazla elektriği alır, eksikliği tamamlar. Tansiyonu düzenler, meditasyonda kullanılır. Cep telefonu taşıyan kimselerin yanında mutlaka kristal bulundurması gerekir. Çünkü kristal radyasyonu toplar. Kristaller almış olduğu radyasyonu 15 günde bir yıkamak suretiyle atarlar.
. Rutılat kuvarsı: Depresyonu azaltır, enerji kaynağıdır.Sıkıntılı geçen bir günün getirdiği olumsuz duygu ve düşünceleri çözerek uzaklaştırır.
. Kalsedon (Mavi Akik): Düşünce yeteneğini kuvvetlendirir, iyi konuşmayı sağlar.
. Krizopras: Sinirsel gerilimleri yok eder. Fiziksel, zihinsel, heyecan durumlarında sakinlik verir. Seksüel ve depresif durumları rahatlatıcı özelliği vardır.
. Lal: Tehlikeyi haber veren taş olarak geçer. Bilinmeyene gözlerinizi açar ve gayipten bilgi almayı destekler. Fiziksel olarak da cinsel organların iyileşmesine yardımcı olur, kan dolaşımını canlandırır.
. Lapis Lazuli (Lacivert Taşı): Ruh ve beden arasındaki dengeyi sağlar. Ayrıca zihinsel berraklığı ve derin düşünmeye yardımcı olur. Hazmı kolaylaştırır.
. Malahit (Bakır Taşı): Fiziksel ağrıları azaltıcı ve radyasyondan koruyucudur. Uyumayı kolaylaştırır. Zihni ve vücudu canlandırır.Her kademede dengeleyici rol oynar. Sol elde oynanırsa vücuttaki statik elektriğin fazlasını alır.
. Mercan: Solunum açıcı etkisi vardır. Kişide cazibeyi artırır. Zor işlerin akışını kolaylaştırır. Çoğaltıcı etkisi vardır, bereket simgesidir.
. Obsidiyen: Negatif enerji emicidir. Stresi azaltır, terapi yönü çoktur. Bilinçaltındaki blokajları temizler.
. Opal: Eklem iltihabına iyi gelir. İnsancıl duyguları güçlendirir. Ruh temizliğini korur, umudu güçlendirir. Yüksek başarı taşıdır.
. Prit: İrade gücünü artırır. Diğer insanlarla armoni halinde çalışmayı gerçekleştirir. Enerji oluşturur.
. Rodonit: Vücudun sağlıklı gelişmesine yardım eder. Kan dolaşımın dengeler. Psikolojik olumsuzluklardan kurtarıcı ve cesaret artırıcıdır.
Topaz: Duygusal yükleri ve kötümser düşünceleri ortadan kaldırır. Endişe ve depresyonun üstesinden gelmede yardımcı olur. Tüm bedeni güçlendirir, destekler, zihinsel ve fiziksel sindirime yardım eder.
. Yeşim (Jade): Böbrek rahatsızlarından kaynaklanan ateşi düşürür. Akıl sağlığına, göz bozukluğuna ve doğum sancılarına karşı koruma sağlar.
. Kırmızı Yeşim Taşı: Kanı güçlendirir, canlılık, güç ve sabır verir. Bedeni temizler.
. Zebercet (Peridot): Aygıtların kaydedemediği kalp çarpıntılarına ve sebebi bilinmeyen korkulara iyi gelir. Renginden dolayı bereket, doğurur içinizde sevinç duygusu uyandırır.

Dünyayı sarsan komplo teorileri

1. Apollo 11'in aya gittiği yalan!
En ilginç komplo teorilerinden biri. Bazı komplo teorisyenleri, NASA’nın aslında uzay aracı Apollo’yu Ay’a göndermediğini, tüm bu görüntülerin kurmacadan ibaret olduğunu söylüyor. Buna neden olarak ise Ay’da çekilen görüntülerde gölgelerin yanlış yöne düşmesini gösteriyorlar. Ayrıca bu görüntülerin yalnızca birer kamera görüntüsünden ibaret olduğunu belirterek Ay’da yıldız görüntülerinin olmamasının garip olduğunu iddia ediyorlar.
2. 11 Eylül'ü ABD kendi yaptı!
Saldırının El Kaide tarafından gerçekleştirildiği doğrulanmış ve defalarca tekrarlanmış olsa da, komplo teorisi üretenlere göre, bu saldırı Amerika tarafından Orta Doğu’ya saldırmak ve petrollere erişim sağlamak için bahane yaratma amaçlı düzenlenmişti.
3. Shakespeare Shakespeare değildi!
Birtakım komplo teorisyenlerine göre Shakespeare’in aslında Francis Bacon, Christopher Marlowe, William Stanley ya da Edward de Vere olduğu iddia ediliyor. Bazı teorilere göre de Iraklı şair Şeyh Zübeyir olduğu iddia ediliyor. Eserlerideki İslami esintiler bu teorileri ortaya atanları kanıtlar nitelikte birtakım ipuçları da veriyor. Komplo teoricileri, Shakespeare’in kendi eserlerinin sadece ismini taşıyan birkaç eser olduğunu, diğer eserlerin ise bu yazarlardan alıntılar olduğunu iddia ediyorlar.
4. Serbest enerji kontrolü
Serbest enerji uzun yıllar boyunca birçok bilim adamının hayallerini süslemiş, üzerinde her on kişiden dokuzunun mutlaka doğru veya yanlış bir yorumunun bulunduğu ilginç bir konudur.Bazı teoriciler teknolojinin gelişmesiyle birlikte bazı enerji teknolojilerinin birtakım çıkar grupları tarafından kontrol altına alınmış durumda olduğunu savunuyor. Bu gruplar birçok etkileyici iletkenlik deneyiyle ortaya çıkan 'serbest enerji' fenomeninin daha kolay ve etkin bir enerji üretmek için kolay ve yeni bir yol olduğunu düşünüyor. Bu serbest enerjinin de 'Yeni Dünya Düzeni' kuran birtakım gruplar arasında paylaşıldığını savunuyorlar.
5. Bermuda şeytan Üçgeni
Bermuda Şeytan Üçgeni, Atlantik Okyanusu'nda çok sayıda uçak ve geminin kaybolduğu, bazı paranormal olayların yaşandığı bölgenin adıdır. Kimsenin açıklama getiremediği bu esrarengiz fenomen, içinde bilim adamlarının da bulunduğu pek çok insan tarafından yıllarca 'doğaüstü bir takım güçlerin yaptırımı' olarak algılandı ve öyle de lanse edildi. Burada uzunca bir süre içinde sık aralıklarla bir sürü deniz aracı arkalarında iz bırakmadan kayboldu. Bu esrarengiz olayların üzerinde bir süre konuşuldu fakat olayın ne olduğu hiçbir zaman açıklanamadı. Sonraları ise bu üçgen içinde kaybolma olayları sona erdi. Bu bölge üzerinde iz bırakmadan kaybolan araçların (deniz,hava ) adedi yaklaşık olarak 200 civarında.
6. Yeni Dünya Düzeni
Bazı teorilere göre, kainatı yönetimsel ve finansal anlamda asıl yönetenler Masonlar. Bu teori hiç şüphesiz Mason cemiyeti içindeki politikacılar ve bazı iş adamlarının etkinliğini savunuyor. Ayrıca teoriyi ortaya koyanlar, bu konuda birçok kanıtın var olduğunda da hemfikir. Bu iddialara kanıt olarak bazı Masonik sembollerin New York'taki önemli noktalarda yer aldığını gösteriyorlar.
7. Alüminyum folyo şapkası
Bazı komplo teoricileri kafaya takılan aluminyum folyodan yapılmış şapkanın beyin yıkama veya birinin aklını çelmeye karşı siper görevi göreceğini düşünüyor. Ayrıca kişiyi zihin okuma ve elektromanyetik alanlardan da koruyacağını savunuyor. Günlük hayatımızda sandviç sarmak için kullandığımız aluminyum folyonun koruyucu gücü o kadar ün saldı ki; 'World of Warcraft' gibi bazı bilgisayar oyunlarına da konu oldu.
8. The Beatles'ın Paul McCartney'i sahte miydi?
Yaygın bir şehir efsanesi Paul McCartney'in 1966 yılında bir trafik kazasında öldüğünü söylüyor. İddialara göre, Beatles'ın sekteye uğramaması için de bu ölüm gizlendi ve yerine bir başkası kullanıldı. Teoriyi ortaya atanlar bu durumun ipuçlarının Beatles'ın bazı şarkı sözlerinde de anlaşıldığını vurguluyorlar. Mesela 'I'm so tired (Çok yorgunum) ve 'Blackbird' (Siyah kuş) isimli şarkılarda Paul'un daha önce öldüğünün anlaşıldığını iddia ediyorlar.
9. Prenses Diana İngiliz Kraliyeti tarafından ölüdürüldü
Yürütülen tüm resmi araştırmalara rağmen bu spekülasyon ortalarda dolaşmaya devam etti. Komplo teorisine göre, Diana’nın Dodi El Fayed’le ilişkisi kraliyet ailesi için bir tehdit oluşturduğundan Prenses Diana öldürüldü ve cinayete kaza süsü verildi.
10. Roswell UFO vakasıRoswell UFO vakası, 1947 Temmuz ayında ABD'nin New Mexico eyaletinin Roswell şehrinde meydana geldiği iddia edilen olay. İddiaya göre, orman servisi için kurtarış pilotluğu yapan Kenneth Arnold, 25 Haziran'da kayıp bir uçağı araştırmak için Washington'daki Cascade Dağları üzerinde arama yaparken, yaklaşık 4 metre yükseklikte saatte 120 bin mil hızla giden dokuz tane disk şeklinde uçan daire gördü. Bu iddianın iki hafta sonrasında yani 8 Temmuz günü de yine aynı bölgede bir 'fincan tabağının' ele geçirildiği duyuldu. Ancak ertesi gün ABD Ordusu bu haberi yalanlayarak bunun bir araştırma balonu olduğunu iddia etti.